31 Aralık 2013

Yeni Yılınız Kutlu Olsun :)

Aslında 2013'te en çok hangi kitabı sevdim, hangi animelere, dizilere saatlerimi verdim ve 2014'te neler okuyup izlemeyi planlıyorum, bunları yazmak istiyordum; ama bunu düşünmekte geç kaldım. Hala acemiyim blog konusunda. Belki ilerleyen günlerde bir 2013 özeti yaparım.

2013 gerçekten olaylı ve sıkıntılı bir yıldı. Umarım 2014 hepimiz için çok daha keyifli bir yıl olur.

27 Aralık 2013

Noel Baba'dan Mektuplar

Bu süper kitap, Tolkien'in çocuklarına Noel Baba'nın ağzından yazığı mektuplardan oluşuyor. 1920 yılında en büyük oğlu John'a yazdığı mektupla başlıyor ve 1943 yılında kızı Priscilla'ya yazdığı mektupla sona eriyor.





Bu ilk mektup. Kitapta bütün mektupların orijinal halleri yok, keşke olsaydı; ama çizimlerin büyük çoğunluğu yer alıyormuş. Yıllar ilerledikçe Tolkien ailesi de kalabalıklaşıyor, Noel Baba'nın evi de. Noel Baba'nın sakar yardımcısı Kutup Ayısı, hemen hemen tüm hikayelerin baş kahramanı. Kutup Ayısı'nın yetmediği yerlerde elfler yardımcı oluyor. 

Tolkien de hikayeleri genelde Noel Baba'nın ağzından anlatsa da zaman zaman Kutup Ayısı'nın ve sekreteri olan elf İlbereth'in ağzından da yazıyor. Orijinal mektuplarda değişik el yazılarını, hikayeleri anlatan çizimleri görmek çok keyifli. İnsan böyle hayal gücüne sahip bir babayla yaşamak nasıldır diye düşünüyor ister istemez. 

Hikayelerin tamamı kurmaca da değil. İstanbul'un fethi, Hitler'in diktatörlüğü gibi olayları gerçek tarihlerini vererek çocuklara hikaye şeklinde anlatıyor. Okuyan Us Yayınları basmış kitabı ve İstanbul'un fethinin goblin (gulyabani diye çevirmişler) işgali şeklinde anlatılmasını "düşüncesizce tekrarlanan dinsel bir ön yargı" olarak görüp çevirilerde 1453 tarihine yer vermemişler, kitabın sonuna düştükleri bir notla durumu açıklamışlar. Ben yazıldığı şekilde okumayı tercih ederdim. Yine de çok sevdiğim bir kitap oldu.

25 Aralık 2013

Kitap Alışverişi

Epeydir Ahmet Ümit'in yeni kitabını almak istiyordum. O sırada gözüme başka bir kitap daha ilişti. Ötekiler Arasında, Jo Walton tarafından yazılan Nebula ve Hugo ödüllerini kazanmış bir fantastik kurgu. Ödüllerin yanı sıra kapakta bir de Ursula K. Le Guin'in referansı olunca bunu da almaya karar verdim. İnternet sitelerini araştırırken en uygunu ilknokta.com gibi geldi. Sanıyorum bu site İthaki Yayınları'nın satış sitesi. Dolayısıyla İthaki kitaplarını en ucuza satan site de bu. Bir de günün fırsatı diye Tolkien'in çizimlerinin, el yazısının yer aldığı Noel Baba'dan Mektuplar'ı 7,5 tl görünce cuma sabahı siparişimi verdim. 

Bu siteden ilk siparişimdi. Beğenmediğim tek nokta sadece Yurtiçi Kargo'yla çalışıyor olmaları. Kargo firması seçeneğim olsun isterdim. Neyse ki bu sefer sorun yaşamadım kargoyla da. Kitaplarım bugün elime geçti. Noel Baba'dan Mektuplar'ın temin süresi 7 gün yazıyordu; ama 3. iş gününde kargoya verdiler, sağolsunlar. :)


Kitaplar düzgün paketlenmişti. Bir de NTV Yayınları kataloguyla birkaç kitap ayracı koymuşlar pakete.



Ayın Karanlık Yüzü de ilknokta.com'un hediyesi oldu. Sanırım siparişin kaç lira tuttuğuna bakmaksızın belli birkaç kitaptan birini seçiyorsunuz ve hediye ediyorlar size. Ben ilk siparişimden memnun kaldım.

Otostopçunun Galaksi Rehberi

Otostopçunun Galaksi Rehberi kitabını dün bitirdim, bugün de 2005 yapımı filmini izledim. Film çok şahane olmasa da Martin Freeman'ın ve kitabın hatrına seyredilir bence. Kitapsa muhakkak okunmalı. Bilim kurgu sevmeyenlerin bile eğleneceğini düşünüyorum.

 


Arka kapak yazısı epey uzun. Buraya kopyala/yapıştır yapmayacağım. Kısaca, uzayda kestirme yol yapılması için Dünya'nın yok edilmesine karar veriliyor. Kendi halinde kahramanımız Arthur Dent de uzaylı olduğunu bilmediği arkadaşı Ford Prefect'le (uzun süre Perfect diye okuduktan sonra yanlış okuduğumu fark ettim bunu!) gezegenden gezegene gezmeye başlıyor. Hayat, evren ve her şey hakkındaki nihai sorunun cevabını, manik depresif bir robotun nasıl bir şey olacağını, bir havlunun ne kadar önemli olabileceğini merak ediyorsanız okumalısınız bu seriyi. :)

Şahane hayal gücüyle kurgulanmış, esprili bir dille yazılmış bir seri bence. Kitabın çevirisini ve editör notlarını da çok beğendim. Sözlükten kopyalar gibi açıklamak yerine kitabın üslubuna uygun şekilde esprili buldum notları da. İki örnekle daha net anlatabilirim bunu. :)




Kısacası, bu kitabı okuyun, okutun. Paniğe kapılmayın. :)

21 Aralık 2013

Sword Art Online

Bugün bitirdim bu anime serisini. Konusunu okuyunca çok heveslenmiştim; ama beklentilerimi karşılayamadı. 

Spoiler vermeden konudan bahsedeyim. Anime 2022 yılında başlıyor. Sword Art Online diye bir RPG (rol yapma oyunu) piyasaya çıkıyor ve oyunu Nerve Gear diye kask bezeri bir şeyi kafanıza geçirerek oynuyorsunuz. Kask kafanızdayken gerçek hayatta bitkisel hayattakine benzer bir durumdasınız. Oyunun ilk günü 10.000 oyuncu giriş yapıyor ve oyundan çıkış yapamadıklarını fark ediyorlar. Oyunun yapımcısı bütün oyuncuları bir alana ışınlayıp burdan çıkış olmadığını, çıkmak için 100 katlı oyunu tamamlayıp son bossu (bölüm sonu canavarı) öldürmeleri gerektiğini açıklıyor. Daha önemlisi oyunda öldürülen kişi gerçek hayatta da ölüyor. Gerçek hayatta birisi oyuncunun kafasınaki Nerve Gear'ı çıkartmaya, oyunla bağlantısını kesmeye çalışırsa oyuncu bu durumda da ölüyor. 


 Buraya kadar çok güzel bence; ama seri bu şekilde ilerlemiyor. Spoiler vermeden açıklamak zor. Sword Art Online dünyasından sonra gelişen olaylar benim pek hoşuma gitmedi. Son 3-5 bölümde bitse de gitsek modundaydım. Güzelim konuyu piç etmişler diye düşünüyorum. Halbuki SAO dünyasını daha detaylı işleselerdi, boss savaşlarını, oyuncuların gelişimlerini vs. daha çok gösterselerdi şahane bir seri olurdu.

Yine de eğer bir RPG geçmişiniz varsa, bu tarz oyunları seviyorsanız bu animeden de keyif alabilirsiniz. World of Warcraft hesabını 5 gün önce dondurmuş olan biri olarak Nerve Gear fikrine bayıldım. Yattığın yerden oyuna bağlanıp o dünyada vücut bulmak, orda yediğinin içtiğinin tadını almak rüya gibi geldi. :)

18 Aralık 2013

Hobbit: Smaug'un Çorak Toprakları

Üşengeçlikten kurtulup gerçekten blog yazmayı başarabilecek miyim bilmiyorum; ama hevesle beklediğim filmi nihayet izlemişken hakkında birkaç söz söylemek istedim.

Öncelikle, çocuk kitabı olarak tasarlanmış bir hikayenin uyarlamasını izlemeye gidip 7 yaş üzeri izleyici kitlesi içindir, 13 yaş altındaki izleyiciler ailesiyle izleyebilir ve şiddet ve korku öğeleri içerir uyarılarıyla karşılaşmak şaşırtıcı geldi biraz. Birkaç ork kafası ve örümcek bacağı kopuyordu altı üstü. :) Tabii ki kitabın olduğu gibi alınıp sinemaya uyarlandığını söyleyemeyiz. Peter Jackson daha karanlık bir atmosfer yaratmış, çok da iyi etmiş bence. Kitapta yer almamasına rağmen eklenen Legolas ve Tauriel'i de çok beğendim. Hem güçlü bir kadın karakter hem de Elf güzelliği ve zerafeti gerekliydi bence de sinemada. Orlando Bloom zaten şahane de Evageline Lilly de gayet iyi bir iş çıkarmış. Orklarla çatışırken bile zarif. :)


Mutlu olduğum başka bir kısım da yeni bölümünü izlememize az bir zaman kalmış olan Sherlock'un şahane aktörü Benedict Cumberbatch'in sesini Smaug ve Necromancer olarak duymak oldu. Smaug'la da beklediğimden fazla vakit geçirdik. Kitaptaki gibi dağın etrafında hırsız aramadı; ama Bilbo'yla sohbetleri keyifliydi. 

Görsel efektleri, müzikleri harikaydı. Taraflı bakıyor olabilirim bu filme; ama ben çok beğendim. Beğenmediğim tek nokta bitmesi oldu. İlk filmdeki gibi bu film de pek olmadık bir yerde bitti bence. Hikayenin tamamlanması için 1 sene daha bekleyeceğiz. 3. filmin adı "Hobbit: Gittim ve Döndüm" olarak açıklanmış.

Bu da şahane olmasa da, filme özel ojem. :) 


24 Temmuz 2013

Tanışma Yazısı

Epeydir aklımda olan; ama üşendiğim blog işine bu yazıyla adım atıyorum. 

Senelerdir günlük tutarım. Yıllar sonra dönüp yaşadıklarımı okumak çok keyifli oluyor. Bu blogu da günlüklerimin bir üst seviyesi diye düşünerek açtım. Okuduklarımı, izlediklerimi paylaşmayı planlıyorum.

Umarım üşenmeden devam edebilirim. :)